1. Anti-şeker rol model

Çocuklara bir şey öğretmenin en etkili yolu örnek olmak. Çocukları şekerden korumak için en etkili yol şeker tüketmeyen anne-baba olmanız. Olamıyorsanız da o uyurken veya yokken tüketin 🙂 Evde şekerli gıdalar bulundurmayın. Ya da iyi saklayın. Lıkır lıkır kola içen babanın çocuğuna meyve suyundaki glikoz şurubundan bahsetmesi ya da hapır hupur pasta yiyen bir annenin şekerin zararlarından dem vurması oldukça komik kaçıyor. Zaten amiyane tabirle çocuklar da bu sözleri sallamıyor.

 

 

  1. Şekerle tanışma zamanı

Çocukları –ev yapımı da olsa- şekerli tatlarla geç tanıştırın. Damak tatlarını az şekerli gıdalara yönlendirirseniz ileride çok şekerli yiyecekler yerine az şekerli olanlarını tercih etmelerini sağlarsınız. Böylece ileride çocukları şekerden korumak için bin bir türlü cambazlık yapmak zorunda kalmazsınız 🙂

  1. Şekerin panzehri: Su

Erken dönemden itibaren bol su içmeye alıştırın. Alternatif içecek olarak ise glikoz şurubu içeren hazır meyve suları yerine çok az bal ile tatlandırılmış doğal limonata, sulandırılmış pekmez, limonlu ballı su ikram edin. Bunları da her yemeğin yanında vermeyin. Ne kadar zararsız olsa da yemek yanında içecek içme alışkanlığı kazandırmanın hiçbir anlamı yok. Yemek yanında su içsin, su. Su iyidir 😉

 

 

  1. Bizim kadar tatlı sohbeti yapan başka bir millet var mıdır?

Şekerli gıdaların sohbetini yapmayın. Arkadaşlarınızla yaptığınız “ben en çok portakallı kurabiyeyi seviyorum” tarzındaki konuşmaların kaydedildiğini unutmayın. Maalesef toplumumuz yemek sohbeti yapmayı çok seviyor. Ortamlarda bu yöndeki sohbetleri kapatmaya çalışın veya anne-baba olarak siz konuşmaya katılmayın. Eğer herkes ağzının suyu aka aka en sevdiği bayram tatlısından bahsediyorsa misal –ve çocuğunuzun kayıtta olduğunu fark ettiyseniz- ortamı gerecek olsa da siz, şekerin zararlarından bahsedin. 🙂 Tatlı sevmek matah bir şey değil nasıl olsa. Gerine gerine anlatmazsak bir şey kaybetmeyiz.

Instagram’da beni takip etmek isterseniz, tıklayınız 🙂 

  1. Çocukları şekerden korumak için en tehlikeli ortamlar: Misafirlik

Misafirliğe giderken tatlı-pasta götürme alışkanlığınızı bırakın. Çünkü hediye olarak götürdüğünüz o tatlı önüne konana kadar çocuk huzur bulmayacaktır 🙂 Markete girip meyve ve çerez alın. Çocuklara özel ufak bir misafirlik hediyesi almak istiyorsanız da boya, kitap, toka, dergi gibi faydalı şeyleri tercih edin. Arkadaşlarınıza da neden böyle tercih yaptığınızı anlatın. Sizin bu alışkanlığınız gittiğiniz eve de sirayet edecek ve iade-i ziyarette size pasta-tatlı gelmeyecektir.

  1. Markete 2 kayısı tarttırmaya utanmayın!

Alışveriş yaparken etiketlerini onun göreceği şekilde okuyun. Neden etiket okuduğunuzu ve –hazır konu açılmışken de- şekerin zararları konusunu bir yetişkine anlatır gibi anlatın. Çocuğunuz diğer çocuklardan özenip marketten zararlı şeyler almak isterse onu meyve almaya yönlendirin. Eline bozuk para verip, 1 adet muz, 2 adet kayısı, 1 elma… gibi alabileceği seçenekleri sunun. Az adette, kendisinin aldığı meyve Onundur. Eve kiloyla alınan meyvenin ise bir özelliği yoktur, klasik ev alışverişidir 😉 Markete 2 kayısı tarttırmaya utanmayın! Çocuğa beyin hücrelerini öldüren lolipop almak daha utanılası bir durum sonuçta. Ve yaptığı doğru tercihten ötürü takdir ve teşekkür edin. Başka insanlara çocuğunuzun yaptığı bu davranışı gururlanarak anlatın 😉

 

 

  1. Doğum günü partilerinde, çocukları şekerden korumak için…

Yasak getirmeyin, kontrollü olmasını sağlayın. Hooop bknz. 1. Madde J “Ama siz de kontrollü olun.” Diyelim ki bir doğum günü. O pasta üflenecek, herkes hunharca pastayı gömecek eninde sonunda. Peki, o durumda çocuğunuza karşı ne diyeceksiniz? Şekersiz beslenme yoluna giren anne baba olarak bu zor sınava hazır mısınız? 🙂 Korkmayın, gerilmeyin, yemeyin! Tabağınıza sadece 2 çatallık bir pasta parçası alın. (Bu her iki ebeveyn için de geçerli. Baba yerken anne yemiyorsa samimi olmaz.) Çocuğunuza da aynı miktarı verin. Hiçbir şey yokmuş gibi 2 çatal (ama gerçekten 2 çatal!) yiyip teşekkür edin. Israr ederlerse çocuğunuzun duyacağı şekilde şeker tüketmemeye çalıştığınızı söyleyip şekerin zararları konusuna giriş yapın J Buna rağmen çocuğunuz pastanın devamını isterse onu kenara çekin. Kimse duymadan onunla konuşun. Asla ve asla yolunuzdan dönmeyin, kararlı olun.

 

 

  1. Şeker ödül ya da susturucu değildir!

Şekerli gıdaları ödül olarak veya ağladığında sakinleşip susması için vermeyin. Bu ebeveynlerin –neredeyse her gün tekrarladığı- korkunç bir hata! Ödül olarak vermek, şekerli gıdalara pozitif değer yükler. Sakinleştirici olarak vermek ise ona adı üstünde keyif verici madde anlamı yükler. Böylece ileride her mutsuzluk anında çözümü 1 kalıp çikolatada arayan yetişkinler olurlar.

Instagram’da beni takip etmek isterseniz, tıklayınız 🙂 

  1. Okullar, çocukların şekere başladığı değil şeker konusunda eğitildiği yerler olmalı!

Ve okullar… Şeker tüketiminin neredeyse en çok yapıldığı çocukları şekerden korumak için kontrolü kaybettiğimiz mekanlar. 🙁 Okul seçiminizi yaparken yönetim ile bu konuyu mutlaka konuşun. Okulda doğum günü kutlamaları yapılıyor, çocuklar sayı saydı diye şeker dağıtılıyor, diğer veliler sürpriz adına bisküvi getiriyor, akşamüstü çocuklara çikolatalı ekmek dağıtılıyorsa o kurumdan uzak durun derim. Okul yönetimlerinin “şeker” konusuna nasıl yaklaştığı çok önemli. Hazır gıda getirmenin yasak olduğu okullar var. Araştırıp bulmak, veliler olarak güç birliği yapıp okullarda anti-şeker devrimi başlatın 😉

 

 

  1. Son olarak… Bu zorlu yola girerken, muhtaç olduğumuz kudret….

Bulmacalardaki  “temel besin kaynağımız” sorusunun 2 harfli cevabı artık değişti ve 5 harfli oldu maalesef. Rafine şekersiz bir hayatı kurgulamak maalesef neredeyse imkansız. Bu iklimde şekersiz beslenmeye çalışmak deli işi gerçekten. Bir yanda “amaaaaan canım biz sizi öyle mi büyüttük bak kel değilsiniz kör değilsiniz” diyen büyükler; bir yanda çaresizlikten kendini “amaaaan canım biz ne kadar korusak da nasıl olsa okula başlayınca alışacaklar, takip edemeyeceğiz” gibi teranelerle kendini haklı çıkarmaya çalışan ebeveynler; bir yanda annelerin nispeten daha hassas olduğu bu konuyu “antin kuntinlikle” suçlayan babalar (babalar hiç kusura bakmasın, maalesef genel eğilim böyle) bir yanda şekeri pompalayan medya kültürü;  bir yanda reyonlardaki şekersiz ürün gamının yetersizliği; bir yanda “ama anne benim de canım istiyor ben de çocuk değil miyim”  diyen minnaklar. Çocuğu şekerden korumak için zor bir yola girdiğinizi bilin ve durumu kabullenin. Ama asla yılmayın, usanmayın, sabredin. Çocuklarımızın yağ hücreleri, damak zevkleri ve bilinçleri oturmaya başladığı zaman her şey daha kolay olacak ve hayatları boyunca size teşekkür edecekler, unutmayın! 😉

Çocukları şekerden korumak için tavsiyeleriniz varsa yoruma yazmayı unutmayın 🙂

aHU 🙂

İlgili yazılar için tıklayınız: 

Çocuklar İçin Yasal Uyuşturucu Yapmışlar, Adını Şeker Koymuşlar

Bir Çocuğu Nasıl Zehirlersiniz?

5 maddede AVM’lerin Zararları

Bilmediğimiz Tehlike: Çocuklara Kitap Hediye Etme

Çocuklarımızı Bekleyen Tehlike… “ Oyun Parkları Nasıl Olmalı? 

 

(Bugün 1, toplamda 4.906 kez görüntülendi)