2 Yaş Sendromu, diğer bir deyişle “Terrible Two”

Çocuğunuz istemediği bir şey olunca veya istediği şeyi elde edemeyince ağlıyor, bağırıyor, kendini yere atıyor, vuruyor ya da nefesini tutuyor mu? “Hayır”, “ı-ıh” kelimelerini sürekli tekrarlıyor mu? “Her şeyi ben yapacağım” diye tutturuyor mu? Mutlu mutlu oyun oynarken, bir anda kıyametleri kopartıyor mu?

Cevabınız evet ise, o zaman genellikle 18-36 aylar arasında görülen 2 Yaş Sendromu dönemine hoş geldiniz! Öfke nöbetleri, ruh halinde değişiklikler, her şeye itiraz etme, inatlaşma ile karakterize olan bu dönem aslında normal bir gelişimsel basamak.

 

 

Peki, bu dönemde ne oluyor da bu davranışlar ortaya çıkıyor?

Çocuklar hayatlarının ilk senesinde onlara bakım veren kişilere daha bağımlı durumdadır ve keşfedebilecekleri dünya sınırlıdır. Ta ki önce emeklemeye sonra yürümeye başlayana kadar. Bu zamandan sonra, daha fazla hareket etmeye başlarlar. Artan bu hareketlenmenin amacı, onların çevreyi keşfetme ihtiyacıdır. Bu şekilde yeni şeyler öğrenirler ve edindikleri becerileri deneme fırsatı bulurlar.

Bu dönemde, kendi benliklerini ve kişiliklerini oluşturmak için kontrolün kendilerinde olduğu bir ortam yaratmaya çalışırlar. Bu yüzden de devamlı kendi istedikleri şeylerin olmasını veya birden fazla şeyi aynı anda yapmak isterler. Anne babalarına aslında vermeye çalıştıkları mesaj şudur; “Ben kendim için doğru olanı bilirim. Size uysa da uymasa da benim de isteklerim var” Diğer yandan, ebeveynlerine karşı bağımlılıkları devam etmektedir. Yani, bir taraftan bağımsız olmak isterler, bir taraftan da bize bağımlıdırlar ve bizden ayrılmaktan korkarlar.

 

 

Açlık, yorgunluk veya hastalık gibi durumlarda, hissettikleri şeyin ne olduğunu bilmedikleri ve kendi ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz oldukları için öfke nöbetleri daha kolay ortaya çıkabilir. Dil becerileri ve duygu kontrolleri henüz tam gelişmediği için yaşadıkları hayal kırıklığı, üzüntü, kızgınlık gibi duyguları söze dökmekte ve tepkilerini yönetmekte zorlanırlar. Tüm bunların sonucunda ise 2 Yaş Sendromu ortaya çıkar.

Yani tüm bu davranışların altında aslında sizi sinir etmek veya üzmek gibi bir sebep yoktur. Çocukların kendini ifade etme ve dil becerisi arttıkça bu tepki ve inatlaşmaları zamanla azalarak 3,5-4 yaş civarı biter. Ancak tabi ki, bu süreçte ebeveynlerin yaklaşımı ve tutumu çok büyük önem taşır. Çünkü çocuklar, kendilerini sıkıntılı anlarında sakinleştirmeyi ve doğru şekilde ifade etmeyi biz ebeveynlerin yardımıyla öğrenirler.

 

 

2 Yaş Sendromu Dönemini daha rahat atlatmanız ve çocuğunuzun gelişimine katkı sağlamanız için işte bazı ipuçları;

1.

Çocuğunuzun yeni şeyler deneme ve keşfetme isteğini destekleyin. Örneğin, suyla, toprakla, tencere tavayla oynamak isterse, güvenliğini sağlayarak, sizin kontrolünüzde deneyimlemesine imkan yaratın.

2.

Günlük aktivitelerde karşılaştığı güçlüklerde kendi kendine çözüm bulması için fırsat verin. Onun için her şeyi yapmayın. Zorlandığını veya sinirlenmeye başladığını gördüğünüzde yardım edin. Kendi başına bir şey yapmaya çalıştığında yalnızca sonucu değil, çabasını da takdir edin.

3.

Karar becerisini desteklemek ve ona kontrolün kendisinde olduğu duygusunu hissettirmek için seçim yapma imkanı verin. Örneğin; Kırmızı pantolonunu mu yoksa sarı pantolonunu mu giymek istersin gibi.

4.

Kural koyarken, çocuğumuza kuralın neden olduğunu açık ve net bir şekilde açıklayın. Anlayıp anlamadığını kontrol edin. Koyduğunuz kurallarla ilgili tutarlı olun. Ailedeki tüm ekip üyeleri ile de kurallar hakkında mutabık kalın.

5.

Neye evet neye hayır diyeceğinizi önceden düşünün. Çocuğunuzun masum isteklerine,  güvenli bir ortamda koşup oynamasına hayır demeyin.

6.

Çocuğunuzun istemediği bir şey olduğunda olumsuz tepki verebileceğini kabul edin. Böyle anlarda ilgisini başka bir şeye yönlendirin ya da ona öneri sunun. Örneğin; “Anlıyorum, dışarı çıkmak istiyorsun. Ancak şu an çıkamayız çünkü uyku saatin yaklaştı ama beraber kitap okuyabiliriz” gibi.

7.

Bu dönemde sıkça rastlanan öfke nöbetleri sırasında, ilk kural anne babanın sakin yaklaşımıdır. Çünkü bağırmak hem bir şeyi çözmez hem de durumu daha da kötüleştirebilir. Önce biz yetişkinler sakin olacağız ki çocuğumuz da sakinleşebilsin.

 

 

8.

Böyle anlarda, çocuğunuza fiziksel olarak yaklaşın, dokunun, okşayın, mümkünse kucağınıza alın. Kendine dokundurtmuyorsa yakınında durun, güvende olduğunu kontrol edin. Kendine veya çevresine zarar vermesini engelleyin. Ev dışındaysanız, sakin ve sessiz bir ortama beraber gidin. Asla vurmayın, çimdik atmayın, sarsmayın.

9.

O an, istediğine ok deyip çözmek bize daha kolay gelebilir. Ancak bu şekilde ağlayarak istediklerini elde etmeyi öğrenebileceklerini ve bu tarz davranışları pekiştirebileceğini unutmayın.

10.

Sakinleştikten sonra ne olduğu hakkında çocuğunuzla konuşun. Duygularını isimlendirin (İstediğin şey olmayınca sinirlendin!). Onu anladığınızı ifade edin (Bazen istediğimiz şey olmayınca sinirleniriz…). Neden istediği şeye hayır dediğinizi sakince anlatın. Ağlamadan konuştuğunda onu daha net anlayabildiğinizi vurgulayın. Farklı zamanlarda kendini sakince ifade ettiğinde, bu olumlu davranışını yakalayın ve muhakkak memnuniyetinizi paylaşın.

 

Uzm. Psikolog Deniz Bayel – Çocuk ve Ergen Gelişimi

https://www.sifirdanonsekize.com/

deniz.bayel@sifirdanonsekize.com

instagram / sifirdanonsekize

 

İlgili yazılar için tıklayınız:

Deneyimli Annelerden Terrible Two Tavsiyeleri

Çocuklarda Özgüven Geliştirme

Çocuklarda Dil Gelişimi

Çocuklarda Merak ve Soru Sorma Becerileri

Oyuncak Kavgası Sırasında Ne Yapmalı?

Çocuklar Neden Sıkılır?

Bozuk Sosyolojik Kodlar ve Çocuk

Güçlü Bir Kız Çocuğu Yetiştirme

Reklamların Çocuklar Üzerindeki Etkisi

Çocukla Oyun Oynamanın 6 Püf Noktası

(Bugün 7, toplamda 2.336 kez görüntülendi)