Son zamanlarda iyi bir kitap okuru olmakla, abur cuburcu bir kitap oburu olmanın fazlaca birbirine karıştığını gözlemliyorum. Aslında oburluk ile kastettiğim, kitapların etkin bir şekilde okunmasından ziyade, tüketilmesi.

 

 

Nerede o eski köpükler…

Günümüz çocuklarının, tüketim toplumundan beslenen ve temas ettikleri her şeyi tüketen küçük piranalar gibi davrandığını hepimiz biliyoruz. Bu durumun vahametini ciddi şekilde ilk fark etmem, birkaç sene önce parkta otomatik köpük tabancasıyla oynayan çocukları gördüğüm zamana tekabül ediyor. Eskiden 1 tane köpük elde edebilmek için yaratıcılık kullanıp epey emek sarf ederdik. Sabunlu bir su hazırlar, köpüğü çıkartacak yuvarlak bir mekanizma bulmaya çalışır sonra da havaya en büyük köpük kabarcığını uçurmaya çalışırdık. Bu organizasyonu yaparken de birçok şey keşfederdik. Hangi köpürtücü malzemeyi kullanmak gerektiği, bu malzemenin suya ne kadar karışacağını ayarlamak, köpüğe hangi hassasiyette üflemek gerektiğini saptamak… vs aslında her bir adım keşfetme ve deneysel öğrenme ortamı sağlardı bize. Sonra, içinde sabunlu suyu ve halkası hazır bulunan köpük oyuncakları çıktı. Bunlar hızla tüketildi. Ve otomatik köpük tabancaları peydah oldu. Parkta gördüğüm çocuklar, bu tabancalarla birkaç dakika içinde her yeri köpüğe bulayıp sonra da -fazla köpükten olacak ki- tabancaları bir tarafa bırakıp başka bir şeyin peşinden koşarak uzaklaştılar. Tıpkı onlarca pirananın saniyeler içinde koca bir hayvanı yok ettiği bir belgesel karesi canlandı gözümde. 🙁 İşte bunlar hep tüketim!

 

 

Şimdi de aynı davranış modeli kitap okuma eylemini tehdit ediyor.

Amacım, kendi çocukluk dönemimi vezir edip, yeni dönem çocukları rezil etmek değil tabii ki. Onlardan biri de benim çocuğum nihayetinde. 🙂  Ve onlar, her daim en saf halleriyle eğlencenin, aktivitenin, aslında yeni şeyler öğrenmenin peşinde koşan bıcırıklar. Sorun onlarda değil, aslında ebeveynlerde.

#buakşamınkitapları

İyi bir kitap okuru olabilmek, gücünü nicelikten değil nitelikten alır kanaatindeyim. Sosyal medyada çocuğuna çılgınlar gibi kitap alan sonra da 5-6 kitabı aynı anda çocuğa yüklemenin garip gururuyla fotoğraf paylaşan ebeveynler görüyorum. Etiket de #buakşamınkitapları 🙂

Çocuğa kitap alınmasına tabii ki karşı değilim. Kütüphanesi olan evde çocuk büyütmenin, çocuğa doğduğu andan itibaren kitap okumanın, çocukla düzenli olarak kitapçıya gidip kitap seçmenin, çocuğun kitaplardan örülü bir dünyanın içinde yaşamasının ne kadar önemli olduğunu bizzat kendim, sürekli yazıyorum. Hatta başlıktaki etikete alternatif, #masalcıçocuk  etiketinin altında kızım Terra’nın okuma fotoğraflarını da sık sık paylaşıyorum.

 

 

Kafayı taktığım konu, çocuklara görgüsüzce her gün yeni kitap yüklemesi yapmaya çalışan yaklaşım. Özellikle kendi kendine kitap okuma bilinci yerleşmemiş küçük çocuklar için bu davranışın zararları olabileceğini bile düşünüyorum. Çünkü çocukların hazmetme süreci, yetişkinler kadar hızlı değil. Hatta bizlerin bile bir kitabı hazmetmesi zaman almıyor mu?  Çocuk, daha bir kitabın resimlerini tam olarak incelemeden, metnini kavramadan, farklı kelimeleri pekiştirmeden, kendisiyle bağ kuramadan… hoooop hadi diğer kitap. Yapmayın, yazıktır.

 

 

Kitap okuru yerine kitap oburu olunca neler oluyor?

Üzerinde geliştirilmiş okuma ve yaratıcı okuma yapılmadan, sindirilmeden hemen yeni bir kitaba geçince çocuklar;

1.

Kitabı hazmedemezler dolayısıyla anlamlı hale gelememiş,  kafalarının içinde asılı kalmış koca bir bilgi yumağı ile baş etmeye çalışırlar.

2.

O kitaptan elde edebilecekleri kazanımların büyük kısmından mahrum kalırlar.

3.

Bağ kuracak zamanları olmadığı için, o kitaba kütüphanesinde özel bir yer atfedemezler.

4.

Aslolanın kitap okumak değil, sürekli yeni kitap okumak olduğu sonucuna varırlar.

 

 

5.

Çok çabuk elde ettikleri kitap ile ilgili bir takım “değerleri” çok çabuk elden çıkarırlar.

Öneri

Yapılması gereken şeyler aslında çok da atla deve değil. Somut ve net maddeler yazmayı seviyorum. Önerileri de maddelemek isterim, naçizhane…

1.

Çocuklar için iyi kitaplar araştırın. Kitap tanıtımlarının yer aldığı bloglar (Kitap tavsiyeleri için tıklayınız), dergiler var. Bunları takip edin. Bazen “Ahu, kitap tanıtım ve tavsiyelerin çok güzel ama bunları video olarak anlatsan” diyen takipçilerim oluyor. Güzel kardeşlerim, okumaya üşenmeyin. Kitap seçmek için tanıtım yazısı okumaktan imtina ederseniz, çocuğa nasıl kitap okuyacaksınız da iyi bir kitap okuru yetiştireceksiniz? İzlemek, okumaya göre daha kolay geliyor değil mi? 🙂

2.

Araştırdığınız bu kitapları çocuğunuzla birlikte kitapçıya giderek inceleyin. Çocuğu, kendi seçtiklerinize yönelmesi için çaktırmadan manipüle edebilirsiniz ama dozajı fazla kaçırıp baskıcı olmayın. Bilmediğiniz bir kitabı seçerse, hemen orada incelemeye çalışın. Kitapçı koridorlarında gezin, kitap karıştırın, sizi gözlemlemesini ve taklit etmesini sağlayın.

 

 

3.

Diyelim ki birkaç kitap aldınız. Hepsini eline vermeyin. Önce hangisinden başlamak istediğini sorun. Seçtiği kitabı geliştirilmiş şekilde okuyun. Bu 3 adımı düzgün şekilde yapabilmek için zaten minimum 1 haftaya ihtiyacınız var. 🙂 1 hafta boyunca aynı kitabı okuyun demiyorum. Misal, uyku kitabınız farklı olabilir tabii ki. Ama mümkün olduğu kadar tek kitaba odaklanmaya çalışın. Zaten çocuklar bıktırıcı derecede aynı kitabı tekrar tekrar okumayı severler. (Tekrar okumanın önemi başka bir yazının konusu) Bu süre zarfında yeni kitap isterse “Hayır olmaz” şeklinde bir tutumdan ziyade lafı karıştırıp, ilgiyi dağıtarak okuduğunuz kitapla ilgili heyecanlı şekilde bir şeyler söyleyin. Örneğin Terra kitapları canlandırmayı çok sevdiği için ben böyle durumlarda muzip bir sesle “Terraaaaa, Gönül Kuşu’nun taklidini yapalım mıııı?” diye soruyorum.

4.

Yeni kitaba geçmek için uygun olan zamanı içinizdeki ses size söyler. 😉 Küçük kitap okuru o kitabı gerçekten hazmetmiş olabilir ve yeni kitabını isteyebilir; kendiliğinizden yeni kitap okumayı teklif edebilirsiniz; gece uyurken ertesi gün için yeni okuma planı yapabilir ve iyi geceler dileyebilirsiniz; hiç ummadığı bir yere koyup onu şaşırtarak sürpriz yapabilirsiniz….vs.

5.

Okuyup bitirdiği kitabı, kendi kütüphanesinde uygun bir yere koymasını isteyin çocuğunuzdan. Kendisi yerleştirsin. Böyle şeyler kitapları ve kütüphanesi arasında duygusal bağ kurmasını sağlar. 😉

Son olarak; siz kitap okuru değilseniz, kitapçı gezmekten hoşlanmıyorsanız, okumak boş vakitlerinizde yaptığınız bir hobi (!) ise bunlarla hiç uğraşmayın. Hatta bu yazıyı unutun! Çocuğunuz kitap okuru olmayacak. 🙁 Okumayı seviyormuş gibi rol yapmak, ebeveynler için sürdürülebilir bir davranış değil. Ve, çocuklar yapmacık olanı fark ederler.

aHU 🙂

İlgili yazılar için tıklayınız:

Ebeveynler için 3 Adımda Yaratıcı Okuma

Bilmediğimiz Tehlike: Çocuklara Kitap Hediye Etme

Çocuklara Kitap Okuma Alışkanlığı Kazandırmanın 8 Yolu

Hızlı Okuma Hakkında Uzman Görüşü

Kitap Tavsiyeleri

(Bugün 1, toplamda 333 kez görüntülendi)