Hayvanlar aleminden, omurgalılar şubesinden, memeliler sınıfından, etçiller takımından, kedigiller ailesinden, kedi cinsinden ve ev kedisi türünden olan Simon; Ben Bir Kediyim dedi. Hem de gayet kendinden emin, mağrur bir ifadeyle ama birazdan aklının karmakarışık olacağından bihaber halde. 🙂

 

 

Hadi gel de çocuğa taksonomi nedir, anlat!

Kuş ama hangi kuş, kedi ama hangi kedi, sinek ama hangi sinek, çiçek ama hangi çiçek… Çocuğunuzla kitap okurken, günün birinde mutlaka bu konuyu açıklamak durumunda kalacaksınız. 🙂 Varlıkları sınıflandırmayı (taksonomi) basit şekilde anlatabilmek biraz zor.

 

 

Müziğin ne olduğu, müzik türlerinin ne olduğu; sebzenin ne olduğu, sebze çeşitlerinin ne olduğu; mevsimin ne olduğu, mevsimlerin hangileri olduğu gibi kavramsal konuların oturması zaman alıyor. İşte Ben Bir Kediyim çocuklara sınıflandırmayı anlatabilmek için çok eğlenceli ve basit bir yol sunuyor.

Simon’a geri dönelim

Galia Bernstein tarafından yazılan; Uçan Balık Yayınları’ndan çıkan Ben Bir Kediyim kitabının konusu “farklıyız ama aslında aynıyız.”

Simon, sevimli bir ev kedisidir. Bir gün, kedigiller ailesinin diğer fertleriyle karşılaştığında, kendisinin de onlar gibi bir kedi olduğunu iddia eder ve ortalık karışır. Ailenin bütün büyük üyeleri tek bir ağızdan kahkahayı basar! Küçük Simon’un ne aslan gibi yeleleri vardır, ne de çita gibi hızlıdır. Puma gibi sert ya da kaplan gibi turuncu da değildir. Oysa Simon tüm bunlara rağmen bir kedidir ve bunu diğerlerine kanıtlamalıdır…

 

 

Basit gibi görünen bu konu yaratıcı okuma yaptığınız vakit, hayran olunan bir kitap içeriğine dönüşüyor.

Ben Bir Kediyim ile Yaratıcı Okuma adına neler yapabilirsiniz?

1.

Kitap üstünden çocuğunuzla konuşabileceğiniz felsefi konu ve kavramlar şunlar olabilir:

  • Bakmak ve görmek arasında bir fark var mıdır?
  • İki şey hem farklı olup hem aynı olabilir mi?

 

2.

Yaş grubuna göre çeşitli konularda sınıflandırma yapın. Bu sınıflandırma hayvanları, meyveleri saymak şeklinde basit olabileceği gibi uçamayan kuşları saymak şeklinde zorlaştırılabilir. Ya da içeriği basit tutabilir, süre kısıtı koyup sayma hızını arttırabilirsiniz. 😉

3.

Bulunduğunuz mekandan bir nesne seçin. (Örn; duvardaki bir tablo) Süre tutarak bu nesneye 1 dakika bakın. Gözlerinizi kapatın ve baktığınız nesneyi tarif edin. Sonra aynısını çocuğunuz yapsın. Eğer yaşı küçükse (3-4 yaş) kolaylaştırmak için yeni bir nesne seçmek yerine önce sizin anlattığınız nesneyi tarif edebilir. Çok eğlenceli olan bu oyun kitapta bahsedilen bakmak ile görmek arasındaki farkı kavramasına yardımcı olacaktır.

 

 

4.

Büyük kedilerin sadece kulaklarının, kuyruklarının, pençelerinin, gözlerinin resmedildiği sayfaları inceleyip hangisinin hangisine ait olduğunu bulmaya çalışın. Sonra ayağa kalkın, karşılıklı durun ve çocuğunuzdan sizinle olan benzerliklerini saymasını isteyin. Bunu siz de başlatabilirsiniz; “Bak, ben bir insanım, sen de bir insansın. Ama ben daha büyüğüm sen daha küçüksün. Örneğin benim beş parmağım var senin de. Ama benimkiler büyük, seninkiler küçük. Yani farklı ama aynı” gibi.

 

 

5.

Okul öncesi dönemde çocuklara harf ve dolayısıyla okuma-yazma öğretme çabasını biraz gereksiz bulsam da… Kitapta büyük kedilerin “Aa, Oo, Ee” diyerek şaşırdığı bir sayfa var. Hayvanların şaşırmasını seslendirerek bir yandan da parmağınızla büyük küçük a,o ve e harflerini gösterebilirsiniz.

 

 

Ben Bir Kediyim büyük ve küçük kedilerin benzerliği ve farklılıklarının konu edildiği bir kitap olduğu için, büyük harf ve küçük harf kavramına kısacık bir giriş yapabilirsiniz. 🙂

Kitabı satın almak için tıklayın

Sevgiyle…” aHU 🙂

İlgili yazılar için tıklayınız: 

Ebeveynler için 3 Adımda Yaratıcı Okuma

Çocuğunuz Kitap Oburu mu Kitap Okuru mu?

Bilmediğimiz Tehlike: Çocuklara Kitap Hediye Etme

Çocuklara Kitap Okuma Alışkanlığı Kazandırmanın 8 Yolu

Hızlı Okuma Hakkında Uzman Görüşü

Kitap Tavsiyeleri

(Bugün 1, toplamda 463 kez görüntülendi)